Şeker Hastalığının Toplumdaki Sıklığı:
Diyabet, yani şeker hastalığı ülkemizde ve dünyada hızla artan bir hastalıktır. Ülkemizde şeker hastası kişiler toplumun % 10’nu civarındadır; Diğer bir deyimle her on kişiden 1’inde şeker hastalığı vardır.
Şişmanlık, kötü beslenme, hareketsizlik ve ailenizden aldığınız genetik eğilim sizde şeker hastalığı gelişmesine zemin hazırlar.
Şeker hastalığını önlemek ve gelişmesini ortadan kaldırmak için sağlıklı beslenmeyi bilmek ve hareketi artırmak gerekmektedir.
Şeker hastalığı körlük, böbrek yetmezliği, inme (felç) ve ayak kesilmesi gibi önemli komplikasyonlara neden olabilmektedir.
Şeker hastalığı, özellikle de Tip 2 Diyabet dediğimiz erişkin tip şeker hastalığı sinsi bir şekilde gelişmekte ve ilerlemektedir. Bu nedenle erken teşhis ve tedavi büyük önem taşımaktadır. Yapılan bilimsel çalışmalar şeker hastası olan her üç kişiden 1’inin hasta olduğunu bilmeden yaşadığını göstermiştir. Bu kişiler şeker hastası olduğunu tesadüfen veya başka hastalıklar ortaya çıktığında anlamaktadır.
Şeker hastalığına bağlı komplikasyonlar (organ hasarları) kan şekeri çok yükselmeden 10-20 yıl önce sinsi olarak başlar. Erişkin yaştaki gizli şeker hastalarının çoğunluğu kilolu olduğu için ilaç kullanmaksızın sadece zayıflama, sağlıklı beslenme ve egzersiz ile şeker hastalığı gelişmesini önleyebilirler.
Yapılan çalışmalar kendisinde şeker hastalığı olduğunu bilmeyen kişilerin oranının kendisinde şeker hastalığı olduğunu bilen hastaların %35’i kadar olduğunu göstermiştir. Diğer bir deyimle toplumdaki her 3 şeker hastasından birisi henüz hastalık teşhis edilmeden yaşamaktadır. Bu nedenle toplumun bu hastalık konusunda bilgilendirilmesi ve taramaların yapılması büyük önem taşımaktadır.
a) Şeker Hastalığının Tipleri
Şeker hastalığının bazı değişik tipleri vardır. Bunları aşağıda şu şekil
de sıralayabiliriz:
Tip1 Diyabet
Tip 2 Diyabet
Metabolik Sendrom
Şeker hastalığının nadir görülen genetik tipleri
Pre-Diyabet dediğimiz ‘’Gizli Şeker’’
Gestasyonel Diyabetes Mellitus denilen ‘’Gebelikte görülen şeker hastalığı’’
Brittle (oynak) diyabet
b) Tip 1 ve Tip 2 Diyabet
Şeker hastalığının esasta iki tipi vardır ve bunlar Tip 1 ve Tip 2 diyabet olarak adlandırılır. Bunlardan en çok görüleni Tip 2 diyabettir ve tüm şeker hastalarının %90-95’i tip 2 diyabetlidir.
Tip 1 diyabet daha çok çocuklarda görülen ve insülin ile tedavi edilmesi gereken şeker hastalığı tipidir. Bu hastalıkta insülin salgılanması olmadığından dışarıdan yapılan yapay insülin ile tedavi yapılır. Haplar ile tedavisi mümkün değildir. Şeker hastalarının yüzde 10’nunu tip 1 diyabet oluşturur. Tip 1 diyabet 9 aylıktan itibaren görülebilirse de en sık 12-14 yaşlarında ortaya çıkar.
Tip 2 diyabet ise genellikle 30 yaşından sonra ortaya çıkan şeker hastalığı türüdür. Şeker hastalarının yüzde 90-95’i tip 2 diyabetlidir. Bu tip şeker hastalığında kanda insülin başlangıçta yüksek olmasına rağmen etkisini gösteremez, ve kandaki yüksek kan şekerini hücrelere sokamaz. Bu duruma “ insülin direnci “ adı da verilir. Bununla birlikte bu hastalarda zamanla insülin salgısı bozulabilir ve insülin tedavisine ihtiyaç gerekebilir.
İNSÜLİN DİRENCİ,
DİYABET VE GİZLİ ŞEKER
İnsülin direnci çağımızın salgın hastalığıdır. Önce gizli şeker yapar
ve dikkat edilmez ve uygun beslenme değişiklikleri yapılmaz ise diyabet
yani şeker hastası yapar.
Vücudumuz kendisi
için gerekli olan enerjiyi yediğimiz gıdalardan elde eder. Yemek
yedikten sonra gıdalar bağırsaklarda parçalanarak ufak şeker parçalarına
dönüşür ve daha sonra bağırsaktan emilerek kan akımı yoluyla vücudumuza
dağılır. Enerji sağlanması için kan şekerinin özellikle kas, karaciğer,
yağ ve beyin gibi dokular olmak üzere tüm organların hücrelerine
girmesi gerekir. Kanda bulunan şekerin hücrelere girmesi pankreas
bezinden salgılanan insülin hormonu sayesinde olur. İnsülin hormonu
kanda yoksa veya olduğu halde hücrelerce emilemiyor ve etki
gösteremiyorsa kandaki şeker hücreye giremediğinden birikir ve şeker
yükselmeye başlar. İşte kan şekerinin sabah aç karna yapılan ölçümde 126
mg/dl yi geçmesi durumuna şeker hastalığı diyoruz.
Tip 2 diyabet veya
gizli şekeri olan kişilerde birlikte tansiyon yüksekliği, kanda
trigliserit yüksekliği, insülin hormon yüksekliği, ürik asit yüksekliği
ve göbekte yağlanma ve şişmanlık birarada ise bu duruma metabolik
sendrom denir. Metabolik sendromu yapan etken insülinin iyi çalışmaması
yani insülin direncidir. Bel kalınlığı veya bel çevresi artmış olanlarda
(şişmanlarda) bu hastalık daha fazla görülür. Birlikte karaciğer
yağlanması, yumurtalıklarda kist (polikistik over hastalığı), kan
pıhtılaşmasına eğilim, HDL kolesterolde azalma ve idrarla atılan
proteinde artma (mikroalbüminüri) birlikte olabilir. Bu kişilerde kalp
koroner damar hastalığı ve tip 2 şeker hastalığı çok sık görülür.
Ülkemizde metabolik sendrom yaklaşık her 100 kişinin 20-25’inde vardır.
Açlık kan
şekerinin 90-126 mg/dl arasında olmasına gizli şeker dendiği gibi Kan
şekerinin yükleme testi (OGTT) sırasında (75 gram glukozla yapılan şeker
yükleme testinde) 2. Saatte kan şekerinin 140 ile 199 mg/dl
arasında çıkmasına “Şeker Tolerans Bozukluğu” veya ‘’Gizli Şeker’’ adı
verilir. “Pre’’ sözcüğü latince ‘’ön’’ veya ‘’erken’’ anlamına
gelmektedir. Diğer bir deyimle şeker hastalığının ön veya erken devresi
demektir. Bu kişilerde diyabeti önleme programı ile (sağlıklı beslenme,
egzersiz ve fazla kiloların verilmesi) hastalık geriletilebilir veya
ortaya çıkması geciktirilir. Gizli şeker veya tıp dilindeki adıyla
‘’glukoz tolerans bozukluğu’’ toplumda şeker hastalığının iki katı
oranda yani %20-25 oranında görülür. Bunun anlamı her 4 kişiden
birisinde gizli şeker hastalığı olduğu anlamına gelmektedir. Her yıl bu
hastaların % 4-9’unda aşikar şeker hastalığı gelişmektedir.
Tip 2 diyabet
genetik olarak bu hastalığa eğilimi olan kişilerde ihtiyaçtan daha fazla
kalori alımının devam etmesi durumunda ortaya çıkan bir hastalıktır.
Tip 2 diyabete neden olan birçok genetik bozukluk vardır. Bu genetik
bozukluklar neticesinde şeker metabolizmasında ve bu arada yağ ve
protein metabolizmasında da bozukluklar oluşarak şeker hastalığı meydana
gelmektedir.
Tip 2 diyabetli
kişilerde hem insülin hormonu iyi çalışmaz ve etkisini gösteremez hem de
pankreas bezinden salgılanan insülin hormonu miktarında azalma vardır.
İnsülin hormonunun
etkisini gösteremediği yerler karaciğer, yağ ve kas dokularıdır.
Pankreasdaki insülin
salgılayan beta hücrelerinde de zaman içinde giderek azalma oluşur. Bu
hücreler azaldıkca da insülinin miktarı azalır ve kanda şeker yükselmeye
başlar.
Kanda dolaşan yağ
asitlerinin çok fazla olması ve bunların kandan dokulara girememesi de
insülin hormon etkisini azaltmakta ve şeker hastalığına neden
olabilmektedir.
İnsülin hormonunun
vücudumuzdaki doku veya hücrelerde yeterince etkili olamamasına İnsülin
direnci (Rezistansı) adı verilir. Demek ki tip 2 diyabette hem insülin
salgılanmasında bozukluk hem de insülin hormonunun yeterince etkili
olamaması (insülin direnci) mevcuttur ve bu iki bozukluk
nedeniyle tip 2 diyabet oluşmaktadır. Bu bozukluk karbonhidrat
metabolizmasında bozukluk olarak başlarsa da yağ ve protein
metabolizmasında da bozukluklarla beraber görülür. Yağ ve protein
metabolizmasındaki bozukluklar da şeker hastalığının göz, sinir ve
damarlarda hasar (komplikasyon) yapmasına veya hastalığın ortaya
çıkarmasına katkıda bulunur.
Tip 2 Diyabet İçin risk faktörleri şunlardır:
· Şişman veya kilolu olmak
· Bel çevresi 90 cm’den fazla olmak
· Hareketsiz yaşamak
· Sigara içmek
· Alkol kullanmak
· Düşük lifli gıdalarla beslenmek
(sebze-meyve az tüketmek)
· Margarin yemek
· Balık az yemek
· İleri yaşta olmak ( özellikle 45 yaş üzeri
risk artar)
· Kadınlarda daha fazla görülür
· Genetik eğilim
· Önceki gebelikte kan şekerinin yüksek
olması
· Ailede şeker hastalığı olması
· Tansiyon yüksekliği
· Kan yağlarında yükseklik olması
· Horlamak veya gece uykuda nefes durması
· Polikistik over (yumurtalık) bulunması
· Kanda insülin hormonunun yüksek olması
· Homosistein yüksekliği
·
Stresli bir yaşam, Üzüntü, Sıkıntı
GİZLİ DİYABET
VE OBEZİTE ÇOCUK VE GENÇLERDE SALGIN HALİNDE ARTIYOR
Gizli Diyabet yani gizli şeker son yıllarda ummadığımız ölçüde artış
göstermeye başladı. Bunun nedeni beslenme alışkanlıklarındaki
bozukluklar, hareketsizlik, gıdalardaki katkı maddeleri, üzüntü,
sıkıntı ve stres olmakla birlikte ailede şeker hastalığı olması,
uykusuzluk, düzenli uyumama, beyaz ekmek fast food gıdaların fazla
yenmesi okul kantinlerinde sağlıksız gıdaların olması, patates
kızartması, jips, meşrubat, kola alışkanlığı ve zamanın çoğunu
bilgisayar ve televizyon karşısında geçirme büyük rol almakta.
Hızlı kilo alan ve zor veren, adet düzensizliği olan çocuğunuz varsa
gizli diyabetten şühelenin.
Bir endokrin uzmanına başvurarak gerekli testleri yaptırın.
Özellikle anne ve babada şeker hastalığı ve tiroid hastalığı varsa bu
yönden araştırma yapmak gerekiyor.
GİZLİ DİYABET NEDİR?
Gizli diyabet açlık kan şekerinin 90-126 mg/dl arasında olması
durumudur. Bazen OGTT dediğimiz şeker yükleme testinde aşırı insülin
salgılanmaları ve aşırı glukoz yükselme veya aşırı düşmeleri de bu
hastalığa işaret edebilir.
GİZLİ DİYABET-ŞEKER BELİRTİLERİ
Hızlı kilo alma
Kilo vermede zorlanma
Uyku basması
Çikolata veya şeker düşkünlüğü
Çabuk sinirlenme
Öfke patlamaları
Halsiz yorgun ve enerjisi düşük olma, bitkinlik
Konsantre olamama
Duygusal olma
Ağlama nöbetleri
Kolay depresyona girme
Terlemede artış
Cinsel istek azlığı
Açlığa dayanama
Yemek yiyince rahatlama veya kendini iyi hissetme
Tansiyon düşmeleri
Baş dönmeleri
Stresli durumlarla baş edememe
KİMLER
RİSK ALTINDA
· Şişman veya kilolu olmak
· Bel çevresi 90 cm’den fazla olmak
· Hareketsiz yaşamak
· Sigara içmek
· Alkol kullanmak
· Düşük lifli gıdalarla beslenmek
(sebze-meyve az tüketmek)
· Margarin yemek
· Balık az yemek
· İleri yaşta olmak ( özellikle 45 yaş üzeri
risk artar)
· Kadınlarda daha fazla görülür
· Genetik eğilim
· Önceki gebelikte kan şekerinin yüksek
olması
· Ailede şeker hastalığı olması
· Tansiyon yüksekliği
· Kan yağlarında yükseklik olması
· Horlamak veya gece uykuda nefes durması
· Polikistik over (yumurtalık) bulunması
· Kanda insülin hormonunun yüksek olması
· Homosistein yüksekliği
·
Stresli bir yaşam, Üzüntü, Sıkıntı
NE YAPMALI?
Önce bir endokrinoloji uzmanına başvurarak hormon testlerinin
analizini yaptırınız. İnsülin direnci ve Gi diyeti yapınız
1: Beyaz ekmek
yerine tam buğday ekmeği veya çavdar ekmeği yemek
2. Margarin, kuyruk
yağı veya iç yağı yerine zeytinyağı yemek
3. Hergün 4-5 tane
ceviz veya badem yemek
4. Nişastalı gıdaları
yememek
5. Pirinç
pilavı yerine bulgur pilavı yemek
6. Renkli sebze ve
meyveleri bol yemek
7. Yağlı süt, yoğurt
ve peynir yerine yağsız süt, yoğurt ve peynir yemek
8.Kızartma yerine
buharda (fırında) veya ızgarada pişmiş yemek yemek
9. Tatlı yerine meyve
yemek
10. Kola veya gazoz
yerine su içmek
11.Kahve ve siyah çay
yerine adaçayı, rezene veya ıhlamur içmek
12.Haftada bir defa
kırmızı et, diğer günler balık veya hindi ve tavuk eti yemek
13. Pasta, kek, börek
ve dondurma yerine meyve yemek
14. Hamburger veya
pizza yerine Akdeniz salatası yemek
15. Hazır veya
işlenmiş gıda yerine doğal veya dondurulmuş gıda yemek
16. Öğünlerde bol
salata yemek
17. Meyve suyu yerine
meyveyi kabuğu ile yemek
18. Kuru baklagilleri
sık yemek
19. Sakatat
(karaciğer, böbrek, beyin, işkembe) yememek
20. Haftada 3 yumurtadan fazla yememek, onları da haşlama olarak
yemek
21. Etli yemeklere
yağ koymamak
22. Yemeklere daha az
tuz koymak
