PROF DR METIN OZATA
DIYABET SEKER HASTALIGI METABOLIZMA ENDOKRIN UZMANI
Ana Sayfa      SEKER HASTALIGI

ŞEKER HASTALIĞI

PROF DR METİN ÖZATA
Şeker Hastalığının Toplumdaki  Sıklığı:
Diyabet, yani şeker hastalığı ülkemizde ve dünyada hızla artan bir hastalıktır. Ülkemizde şeker hastası kişiler toplumun  %  10’nu  civarındadır; Diğer bir deyimle her on kişiden 1’inde şeker hastalığı vardır.
Şişmanlık, kötü beslenme, hareketsizlik ve ailenizden aldığınız genetik  eğilim sizde şeker hastalığı gelişmesine zemin hazırlar.
Şeker hastalığını önlemek ve gelişmesini ortadan kaldırmak için sağlıklı beslenmeyi bilmek ve hareketi artırmak  gerekmektedir.
Şeker hastalığı  körlük, böbrek yetmezliği, inme (felç) ve ayak kesilmesi gibi önemli komplikasyonlara neden olabilmektedir.
Şeker hastalığı, özellikle de Tip 2 Diyabet dediğimiz erişkin tip şeker hastalığı sinsi bir şekilde  gelişmekte ve ilerlemektedir. Bu nedenle erken teşhis  ve tedavi büyük önem taşımaktadır. Yapılan bilimsel çalışmalar şeker hastası olan her üç kişiden 1’inin hasta olduğunu bilmeden yaşadığını göstermiştir. Bu kişiler şeker hastası olduğunu tesadüfen veya başka hastalıklar ortaya çıktığında anlamaktadır.
      Şeker hastalığına bağlı komplikasyonlar (organ hasarları)  kan şekeri çok yükselmeden 10-20 yıl önce sinsi  olarak başlar.   Erişkin yaştaki  gizli şeker hastalarının çoğunluğu kilolu olduğu için ilaç  kullanmaksızın  sadece  zayıflama, sağlıklı beslenme  ve egzersiz ile   şeker hastalığı gelişmesini önleyebilirler.
      Yapılan çalışmalar kendisinde şeker hastalığı olduğunu bilmeyen kişilerin oranının kendisinde  şeker hastalığı olduğunu bilen  hastaların  %35’i kadar olduğunu göstermiştir. Diğer bir deyimle  toplumdaki her 3 şeker hastasından birisi henüz hastalık teşhis edilmeden yaşamaktadır. Bu nedenle toplumun bu hastalık konusunda bilgilendirilmesi ve taramaların yapılması büyük önem taşımaktadır.

a) Şeker Hastalığının Tipleri
Şeker hastalığının bazı değişik tipleri vardır. Bunları aşağıda şu şekil
de sıralayabiliriz:

Tip1 Diyabet
Tip 2 Diyabet
Metabolik Sendrom
Şeker hastalığının  nadir görülen genetik tipleri
Pre-Diyabet dediğimiz ‘’Gizli Şeker’’
Gestasyonel Diyabetes Mellitus denilen ‘’Gebelikte görülen şeker hastalığı’’
Brittle (oynak) diyabet



b) Tip 1 ve Tip 2 Diyabet
Şeker hastalığının esasta iki tipi vardır ve bunlar Tip 1 ve Tip 2 diyabet olarak adlandırılır. Bunlardan en çok görüleni Tip 2 diyabettir ve tüm şeker hastalarının  %90-95’i tip 2 diyabetlidir.
Tip 1 diyabet daha çok çocuklarda görülen ve insülin ile tedavi edilmesi gereken şeker hastalığı tipidir. Bu hastalıkta insülin salgılanması olmadığından dışarıdan  yapılan yapay insülin ile tedavi yapılır. Haplar ile tedavisi mümkün değildir. Şeker hastalarının yüzde 10’nunu tip 1 diyabet oluşturur. Tip 1 diyabet 9 aylıktan itibaren  görülebilirse de  en sık 12-14 yaşlarında ortaya çıkar.
Tip 2 diyabet ise genellikle 30 yaşından sonra ortaya çıkan şeker hastalığı türüdür. Şeker hastalarının yüzde 90-95’i tip 2 diyabetlidir. Bu tip şeker hastalığında kanda insülin başlangıçta yüksek olmasına rağmen etkisini gösteremez,  ve kandaki yüksek kan şekerini hücrelere sokamaz. Bu duruma “ insülin direnci “ adı da verilir. Bununla birlikte bu hastalarda zamanla insülin salgısı bozulabilir ve insülin tedavisine ihtiyaç gerekebilir.
 
İNSÜLİN DİRENCİ, DİYABET VE GİZLİ ŞEKER

İnsülin direnci çağımızın salgın hastalığıdır. Önce gizli şeker yapar ve dikkat edilmez ve uygun beslenme değişiklikleri yapılmaz ise diyabet yani şeker hastası yapar.

Vücudumuz kendisi için gerekli olan enerjiyi yediğimiz gıdalardan elde eder. Yemek yedikten sonra gıdalar bağırsaklarda parçalanarak ufak şeker parçalarına dönüşür ve daha sonra bağırsaktan emilerek kan akımı yoluyla vücudumuza dağılır. Enerji sağlanması için kan şekerinin özellikle kas, karaciğer, yağ ve beyin gibi dokular olmak üzere tüm organların hücrelerine girmesi gerekir. Kanda bulunan şekerin hücrelere girmesi pankreas bezinden salgılanan insülin hormonu sayesinde olur. İnsülin hormonu kanda yoksa veya olduğu halde hücrelerce emilemiyor ve etki gösteremiyorsa kandaki şeker hücreye giremediğinden birikir ve şeker yükselmeye başlar. İşte kan şekerinin sabah aç karna yapılan ölçümde 126 mg/dl yi geçmesi durumuna şeker hastalığı diyoruz.

Tip 2 diyabet veya gizli şekeri olan kişilerde birlikte tansiyon yüksekliği, kanda trigliserit yüksekliği, insülin hormon yüksekliği, ürik asit yüksekliği ve göbekte yağlanma ve şişmanlık birarada ise bu duruma metabolik sendrom denir. Metabolik sendromu yapan etken insülinin iyi çalışmaması yani insülin direncidir. Bel kalınlığı veya bel çevresi artmış olanlarda (şişmanlarda) bu hastalık daha fazla görülür. Birlikte karaciğer yağlanması, yumurtalıklarda kist (polikistik over hastalığı), kan pıhtılaşmasına eğilim, HDL kolesterolde azalma ve idrarla atılan proteinde artma (mikroalbüminüri) birlikte olabilir. Bu kişilerde kalp koroner damar hastalığı ve tip 2 şeker hastalığı çok sık görülür. Ülkemizde metabolik sendrom yaklaşık her 100 kişinin 20-25’inde vardır.

Açlık kan şekerinin 90-126 mg/dl arasında olmasına gizli şeker dendiği gibi Kan şekerinin yükleme testi (OGTT) sırasında (75 gram glukozla yapılan şeker yükleme testinde) 2. Saatte kan şekerinin 140 ile 199 mg/dl arasında çıkmasına “Şeker Tolerans Bozukluğu” veya ‘’Gizli Şeker’’ adı verilir. “Pre’’ sözcüğü latince ‘’ön’’ veya ‘’erken’’ anlamına gelmektedir. Diğer bir deyimle şeker hastalığının ön veya erken devresi demektir. Bu kişilerde diyabeti önleme programı ile (sağlıklı beslenme, egzersiz ve fazla kiloların verilmesi) hastalık geriletilebilir veya ortaya çıkması geciktirilir. Gizli şeker veya tıp dilindeki adıyla ‘’glukoz tolerans bozukluğu’’ toplumda şeker hastalığının iki katı oranda yani %20-25 oranında görülür. Bunun anlamı her 4 kişiden birisinde gizli şeker hastalığı olduğu anlamına gelmektedir. Her yıl bu hastaların % 4-9’unda aşikar şeker hastalığı gelişmektedir.


Tip 2 diyabet genetik olarak bu hastalığa eğilimi olan kişilerde ihtiyaçtan daha fazla kalori alımının devam etmesi durumunda ortaya çıkan bir hastalıktır. Tip 2 diyabete neden olan birçok genetik bozukluk vardır. Bu genetik bozukluklar neticesinde şeker metabolizmasında ve bu arada yağ ve protein metabolizmasında da bozukluklar oluşarak şeker hastalığı meydana gelmektedir.
Tip 2 diyabetli kişilerde hem insülin hormonu iyi çalışmaz ve etkisini gösteremez hem de pankreas bezinden salgılanan insülin hormonu miktarında azalma vardır.
İnsülin hormonunun etkisini gösteremediği yerler karaciğer, yağ ve kas dokularıdır.
Pankreasdaki insülin salgılayan beta hücrelerinde de zaman içinde giderek azalma oluşur. Bu hücreler azaldıkca da insülinin miktarı azalır ve kanda şeker yükselmeye başlar.
Kanda dolaşan yağ asitlerinin çok fazla olması ve bunların kandan dokulara girememesi de insülin hormon etkisini azaltmakta ve şeker hastalığına neden olabilmektedir.
İnsülin hormonunun vücudumuzdaki doku veya hücrelerde yeterince etkili olamamasına İnsülin direnci (Rezistansı) adı verilir. Demek ki tip 2 diyabette hem insülin salgılanmasında bozukluk hem de insülin hormonunun yeterince etkili olamaması (insülin direnci) mevcuttur ve bu iki bozukluk nedeniyle tip 2 diyabet oluşmaktadır. Bu bozukluk karbonhidrat metabolizmasında bozukluk olarak başlarsa da yağ ve protein metabolizmasında da bozukluklarla beraber görülür. Yağ ve protein metabolizmasındaki bozukluklar da şeker hastalığının göz, sinir ve damarlarda hasar (komplikasyon) yapmasına veya hastalığın ortaya çıkarmasına katkıda bulunur.

Tip 2 Diyabet İçin risk faktörleri şunlardır:
· Şişman veya kilolu olmak
· Bel çevresi 90 cm’den fazla olmak
· Hareketsiz yaşamak
· Sigara içmek
· Alkol kullanmak
· Düşük lifli gıdalarla beslenmek (sebze-meyve az tüketmek)
· Margarin yemek
· Balık az yemek
· İleri yaşta olmak ( özellikle 45 yaş üzeri risk artar)
· Kadınlarda daha fazla görülür
· Genetik eğilim
· Önceki gebelikte kan şekerinin yüksek olması
· Ailede şeker hastalığı olması
· Tansiyon yüksekliği
· Kan yağlarında yükseklik olması
· Horlamak veya gece uykuda nefes durması
· Polikistik over (yumurtalık) bulunması
· Kanda insülin hormonunun yüksek olması
· Homosistein yüksekliği
· Stresli bir yaşam, Üzüntü, Sıkıntı

GİZLİ DİYABET VE OBEZİTE ÇOCUK VE GENÇLERDE SALGIN HALİNDE ARTIYOR

Gizli Diyabet yani gizli şeker son yıllarda ummadığımız ölçüde artış göstermeye başladı. Bunun nedeni beslenme alışkanlıklarındaki bozukluklar, hareketsizlik, gıdalardaki katkı maddeleri, üzüntü, sıkıntı ve stres olmakla birlikte ailede şeker hastalığı olması, uykusuzluk, düzenli uyumama, beyaz ekmek fast food gıdaların fazla yenmesi okul kantinlerinde sağlıksız gıdaların olması, patates kızartması, jips, meşrubat, kola alışkanlığı ve zamanın çoğunu bilgisayar ve televizyon karşısında geçirme büyük rol almakta.
Hızlı kilo alan ve zor veren, adet düzensizliği olan çocuğunuz varsa gizli diyabetten şühelenin.
Bir endokrin uzmanına başvurarak gerekli testleri yaptırın.
Özellikle anne ve babada şeker hastalığı ve tiroid hastalığı varsa bu yönden araştırma yapmak gerekiyor.

GİZLİ DİYABET NEDİR?
Gizli diyabet açlık kan şekerinin 90-126 mg/dl arasında olması durumudur. Bazen OGTT dediğimiz şeker yükleme testinde aşırı insülin salgılanmaları ve aşırı glukoz yükselme veya aşırı düşmeleri de bu hastalığa işaret edebilir.


GİZLİ DİYABET-ŞEKER BELİRTİLERİ
Hızlı kilo alma
Kilo vermede zorlanma
Uyku basması
Çikolata veya şeker düşkünlüğü
Çabuk sinirlenme
Öfke patlamaları
Halsiz yorgun ve enerjisi düşük olma, bitkinlik
Konsantre olamama
Duygusal olma
Ağlama nöbetleri
Kolay depresyona girme
Terlemede artış
Cinsel istek azlığı
Açlığa dayanama
Yemek yiyince rahatlama veya kendini iyi hissetme
Tansiyon düşmeleri
Baş dönmeleri
Stresli durumlarla baş edememe


KİMLER RİSK ALTINDA

· Şişman veya kilolu olmak
· Bel çevresi 90 cm’den fazla olmak
· Hareketsiz yaşamak
· Sigara içmek
· Alkol kullanmak
· Düşük lifli gıdalarla beslenmek (sebze-meyve az tüketmek)
· Margarin yemek
· Balık az yemek
· İleri yaşta olmak ( özellikle 45 yaş üzeri risk artar)
· Kadınlarda daha fazla görülür
· Genetik eğilim
· Önceki gebelikte kan şekerinin yüksek olması
· Ailede şeker hastalığı olması
· Tansiyon yüksekliği
· Kan yağlarında yükseklik olması
· Horlamak veya gece uykuda nefes durması
· Polikistik over (yumurtalık) bulunması
· Kanda insülin hormonunun yüksek olması
· Homosistein yüksekliği
· Stresli bir yaşam, Üzüntü, Sıkıntı



NE YAPMALI?
Önce bir endokrinoloji uzmanına başvurarak hormon testlerinin analizini yaptırınız. İnsülin direnci ve Gi diyeti yapınız

1: Beyaz ekmek yerine tam buğday ekmeği veya çavdar ekmeği yemek
2. Margarin, kuyruk yağı veya iç yağı yerine zeytinyağı yemek
3. Hergün 4-5 tane ceviz veya badem yemek
4. Nişastalı gıdaları yememek
5. Pirinç pilavı yerine bulgur pilavı yemek
6. Renkli sebze ve meyveleri bol yemek
7. Yağlı süt, yoğurt ve peynir yerine yağsız süt, yoğurt ve peynir yemek
8.Kızartma yerine buharda (fırında) veya ızgarada pişmiş yemek yemek
9. Tatlı yerine meyve yemek
10. Kola veya gazoz yerine su içmek
11.Kahve ve siyah çay yerine adaçayı, rezene veya ıhlamur içmek
12.Haftada bir defa kırmızı et, diğer günler balık veya hindi ve tavuk eti yemek
13. Pasta, kek, börek ve dondurma yerine meyve yemek
14. Hamburger veya pizza yerine Akdeniz salatası yemek
15. Hazır veya işlenmiş gıda yerine doğal veya dondurulmuş gıda yemek
16. Öğünlerde bol salata yemek
17. Meyve suyu yerine meyveyi kabuğu ile yemek
18. Kuru baklagilleri sık yemek
19. Sakatat (karaciğer, böbrek, beyin, işkembe) yememek
20. Haftada 3 yumurtadan fazla yememek, onları da haşlama olarak yemek
21. Etli yemeklere yağ koymamak
22. Yemeklere daha az tuz koymak